ground level - Türkçe İngilizce Sözlük

ground level

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"ground level" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
ground level i. zemin seviyesi
It is like a builder starting with the top floor and building downwards, rather than beginning at ground level.
Bu, bir inşaatçının zemin seviyesinden başlamak yerine en üst kattan başlayıp aşağıya doğru inşa etmesi gibidir.

More Sentences
Teknik
ground level i. zemin seviyesi
It is like a builder starting with the top floor and building downwards, rather than beginning at ground level.
Bu, bir inşaatçının zemin seviyesinden başlamak yerine en üst kattan başlayıp aşağıya doğru inşa etmesi gibidir.

More Sentences
Genel
ground level i. toprak seviyesi
ground level i. zemin düzeyi
ground level i. zemin hizası
ground level i. temel durum
ground level i. taban durumu
Teknik
ground level i. arazi kotu
ground level i. yer düzeyi
ground level i. zemin kotu
İnşaat
ground level i. zemin kotu

"ground level" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
level ground i. düz arazi
normal ground level i. normal yer seviyesi
level with the ground f. taş taş üstünde bırakmamak
above ground level s. yer seviyesinin üstünde
above ground level s. yeryüzünden yukarıda
on ground level zf. kotta (ev vb)
Deyim
level to the ground f. yerle bir etmek
level something to the ground f. bir şeyi yıkmak/yerle bir etmek
Teknik
original ground level i. tabii zemin seviyesi
air pressure at ground level i. yer düzeyinde hava basıncı
ground water level i. zemin suyu seviyesi
level of ground i. arazi kotu
above ground level i. zemin üstü düzeyi
level-original ground i. tabii zemin seviyesi
level ground i. yer seviyesi
simulated solar radiation at ground level i. yeryüzündeki seviyesine benzeştirilen güneş ısınması
raise the ground level f. zemin seviyesini yükseltmek
above ground level expr. yer seviyesi üzerinde
above ground level expr. yer düzeyi üzerinde
Havacılık
ground level ejection i. pilot sandalyesinin alçaktan veya yerden fırlatılması
above ground level i. yer seviyesinden yükseklik
Çevre
ground water level i. yeraltı su seviyesi
Coğrafya
ground water level i. taban suyu seviyesi
Jeoloji
ground water level i. yeraltısu tablası
ground water level i. yeraltısuyu seviyesi